Her lokantanın vazgeçilmezi, yeni başlayanlar için ideal ilk tarif.
Kızartılıp ortası yarılan patlıcanların kıymalı harçla doldurulup fırında pişirildiği, Türk mutfağının en sevilen yaz yemeklerinden biri.
Biber ve domatesin tereyağında yumuşatılıp yumurtayla buluştuğu, ekmek banmalık sulu kıvamıyla Türk kahvaltısının yıldızı.
Pirinçle koyulaşan sütün kâselerde fırınlanıp üstünün nar gibi kızardığı, soğuk servis edilen klasik Türk sütlü tatlısı.
Bir gece ıslatılan kuru fasulyenin dana eti, soğan ve salçayla ağır ağır piştiği, pilavla buluşunca tam bir Türk sofrası klasiği olan yemek.
Tane tane dökülen, tereyağı kokulu, isteğe göre arpa şehriyeli klasik Türk pirinç pilavı.
Bol zeytinyağlı soğan, domates ve sarımsakla doldurulan patlıcanların ağır ateşte piştiği, ılık ya da soğuk sunulan zeytinyağlı klasiği.
Taze fasulyenin soğan ve domatesle kendi suyunda, bol zeytinyağıyla ağır ağır piştiği, soğuk yenen yaz zeytinyağlısı.
Pirinç, yoğurt ve tereyağında kızdırılmış kuru naneyle yapılan, hem hafif hem doyurucu klasik yoğurt çorbası.
Kırmızı mercimek, bulgur ve pirincin salça, nane ve pul biberle buluştuğu, Gaziantep kökenli doyurucu bir çorba.
Tavada döner usulü pişirilen ince dilim etin pide, tereyağlı domates sosu ve yoğurtla buluştuğu, evde yapılabilen İskender.
Közlenmiş patlıcanla yapılan kremamsı, peynirli beğendinin üzerine domatesli kuzu yahnisinin konduğu Osmanlı saray klasiği.
İncecik açılan hamura kıymalı iç konup minicik bohçalar halinde kapatılan, sarımsaklı yoğurt ve tereyağlı salça sosuyla sunulan Kayseri klasiği.
İnce açılmış hamurun baharatlı kıymalı harçla kaplanıp ev fırınında çıtır pişirildiği, limon ve maydanozla dürülüp yenen lahmacun.
Küp küp doğranmış domates, salatalık, biber ve soğanın zeytinyağı ve limonla buluştuğu, her sofraya yakışan ferah Türk salatası.
Hazır yufkanın beyaz peynir ve maydanozla ince ince sarılıp kızartıldığı, dışı çıtır içi yumuşak klasik çay saati böreği.
Rendelenmiş kabağın beyaz peynir, yumurta ve bol yeşillikle buluşup tavada kızartıldığı, dışı çıtır içi yumuşacık yaz klasiği.
İnce bulgurun salça, nar ekşisi ve bol yeşillikle yoğrulduğu, marul yaprağında ikram edilen ekşili baharatlı bulgur salatası.
Yoğurt, salatalık, sarımsak ve naneyle saniyeler içinde hazırlanan, yaz sofralarının serinletici yoldaşı.
Kimyon ve pul biberle tatlandırılmış kıymanın yoğrulup dinlendirildiği, ızgarada ya da döküm tavada pişen sulu ev köftesi.
Kuşbaşı etin tereyağı ve salçayla kavrulup nohutla ağır ağır piştiği, pilavın yanında esnaf lokantalarının baş tacı.
Kuşbaşı tavuğun yüksek ateşte mühürlenip biber, domates ve kekikle hızlıca pişirildiği pratik akşam yemeği.
Dolmalık biberlerin kıymalı, pirinçli ve naneli harçla doldurulup salçalı suda yumuşacık piştiği klasik ev yemeği.
Asma yapraklarının çam fıstıklı, kuş üzümlü, baharatlı pirinç harcıyla parmak inceliğinde sarılıp zeytinyağında piştiği soğuk meze.
İrmikli, yoğurtlu yumuşacık bir kekin ılık şerbetle buluştuğu, hindistan cevizli hafif şerbetli tatlı.
Balkabağının kendi suyunda şekerle ağır ağır piştiği, tahin ve cevizle servis edilen kış tatlısı.
İrmiğin tereyağı ve çam fıstığıyla sabırla kavrulup sütlü şerbetle demlendiği, mis kokulu geleneksel helva.
Tereyağlı, irmikli yumuşak kurabiyelerin fırından çıkar çıkmaz soğuk şerbetle buluştuğu, bayram sofralarının şerbetli tatlısı.
Limonlu suda kararmadan temizlenen enginar çanaklarının bezelye, havuç ve patatesle zeytinyağında pişirilip soğuk servis edildiği bahar klasiği.
Kuru barbunyanın havuç, patates ve domatesle bol zeytinyağında pişirilip soğuk yendiği, ekmek banmalık meze ve yaz yemeği.
Pırasanın havuç ve bir avuç pirinçle zeytinyağında yumuşayana kadar pişirilip limonla soğuk servis edildiği kış zeytinyağlısı.
Kereviz kökünün havuç, patates ve bezelyeyle portakal suyu ve zeytinyağında pişirildiği, ferah aromalı kış zeytinyağlısı.
Kuşbaşı etle pişen, limonlu domates sosunda bamyaların sümüksüleşmeden diri kaldığı Anadolu'nun sevilen yaz yemeği.
Kabuğuyla doğranan taze baklanın dereotu ve zeytinyağıyla yumuşacık pişirilip sarımsaklı yoğurtla soğuk servis edildiği bahar yemeği.
Kızarmış patlıcan ve biberlerin sarımsaklı domates sosuyla buluştuğu, soğuk servis edilen klasik Türk mezesi.
Kırmızı mercimek ve ince bulgurun salçalı soğan ve yeşilliklerle yoğrulup marul yaprağında limonla yendiği etsiz köfte.
Kuru iç baklanın zeytinyağı ve soğanla pişirilip pürüzsüz bir ezmeye dönüştürüldüğü, dilimlenerek servis edilen klasik Ege mezesi.
Taze semizotunun sarımsaklı yoğurtla buluştuğu, ceviz ve zeytinyağıyla tamamlanan serinletici yaz salatası.
Ispanağın kıyma, soğan ve bir avuç pirinçle pişirildiği, üzerine sarımsaklı yoğurt eşlik eden doyurucu kış tencere yemeği.
Haşlanmış kuru fasulyenin tahin, limon ve sarımsakla hazırlanan koyu sosla buluştuğu, yumurta ve domatesle süslenen Antalya'nın meşhur piyazı.
Kuşbaşı etin soğan ve salçayla ağır ateşte, lokum gibi yumuşayana kadar kendi suyunda piştiği, pilavın en yakın arkadaşı klasik bir sulu yemek.
Yumuşacık kuşbaşı etin havuç, patates, bezelye ve arpacık soğanla tek tencerede buluştuğu, renkli ve doyurucu bir sulu et yemeği.
Kemikli kuzu etinin kâğıda sarılıp fırında saatlerce kendi yağında pişmesiyle kemikten ayrılan, tandır ocağı lezzetinin ev usulü hâli.
İnce bulgurun isot, salça ve baharatla uzun uzun yoğrularak hazırlandığı, marul ve limonla dürüm yapılarak yenen acılı ve ekşili bir Güneydoğu lezzeti.
İnce bulgur ve irmikten açılan kabuğun cevizli kıymalı iç harçla doldurulup suda haşlandığı, yumuşak dokulu ve hafif bir içli köfte.
Kuyruk yağlı kuzu kıymanın kırmızı biberle yoğrulup şişe sarıldığı ya da uzun köfte şeklinde fırında veya tavada pişirildiği, mangalsız Adana kebap.
Yoğurtlu ve salçalı marine içinde yumuşayan tavuk parçalarının şişe dizilip fırında, tavada ya da mangalda kızarana kadar pişirildiği sulu bir kebap.
Haşlanıp didiklenen tavuğun ceviz, bayat ekmek ve sarımsakla hazırlanan kremamsı sosla harmanlandığı, üzerine kırmızı biberli yağ gezdirilen klasik bir soğuk meze.
Evde açılan ince yufkaların kaynar suda haşlanıp tereyağı ve peynirle kat kat dizildiği, içi yumuşacık, üstü çıtır börek ailesinin en zahmetli ve en kıymetli üyesi.
İnce açılan mayasız hamurun peynirli ve ıspanaklı harçla katlanıp tavada tereyağıyla kızartıldığı, köy kahvaltılarının ve yol üstü sacların vazgeçilmezi.
Mayalı yumuşak hamurdan koparılan parçaların kızgın yağda kabarıp altın rengini aldığı, peynir ve reçelle yenen kahvaltı klasiği.
Mayalı, pamuk gibi yumuşak hamurun içine beyaz peynir konup üzeri yumurta sarısı ve çörek otuyla altın rengine kadar pişirildiği pastane usulü poğaça.
Yazdan kurutulan tarhananın salça ve tereyağıyla buluştuğu, mis gibi naneli, kış sofralarının en sıcak ve en doyurucu çorbası.
Kemikli tavuktan çekilen berrak suyun tel şehriye, havuç ve didiklenmiş etle buluştuğu, hasta yatağından kış akşamlarına herkesin ilacı olan çorba.
Kemikli etin suyuyla pişen, yoğurt, yumurta ve limonlu terbiyeyle kadife kıvamına gelen, üzerine kızgın tereyağında biber gezdirilen bayram ve düğün çorbası.
Olgun domatesin tereyağı ve unla kadifemsi bir kıvama kavuştuğu, üzerine rendelenmiş kaşar serpilen, lokantaların ve evlerin klasik çorbası.
Kendi yağında çıtırlaşan baharatlı dana sucuğun üzerine kırılan yumurtalarla, sahanda cızırdayarak gelen pazar kahvaltısı klasiği.
Mısır unu, bol tereyağı ve uzayan peynirle yapılan, tavadan ekmekle doğrudan yenen Karadeniz kahvaltısının en sıcak, en uzayan lezzeti.
İncecik nişasta yapraklarının şekerli sütle ıslatılıp cevizle kat kat dizildiği, gül suyu ve narla süslenen hafif Ramazan tatlısı.
Tabanı şekerle karamelize edilip hafifçe yakılan, sütlü ve muhallebi kıvamında, rulo hâlinde servis edilen tavuk göğsüsüz ev usulü kazandibi.
Bol bademle zenginleştirilmiş, ipeksi kıvamlı, üzeri fıstık ve hindistan ceviziyle süslenen klasik Osmanlı sütlü tatlısı.
Mayalı hamurun kızgın yağda top top kızartılıp soğuk şerbete batırıldığı, dışı çıtır içi yumuşacık Ege tatlısı.
Kendi çekirdekleri ve karanfille ağır ağır pişip yakut rengine bürünen, kaymak ve cevizle servis edilen kış tatlısı.
Tereyağında sabırla kavrulan unun sıcak şekerli sütle buluşup demlendiği, kokusuyla evi saran geleneksel helva.
Türk mutfağının kökleri, Orta Asya'da göçebe yaşayan Türk boylarına dayanır. At sırtında yaşayan bu topluluklar için yoğurt, ayran, kurutulmuş et ve hamur işleri hayatın merkezindeydi. Bugün sofralarımızda gördüğümüz yufka, mantı benzeri hamur işleri ve süt ürünlerine düşkünlüğümüzün izleri, kesin olmamakla birlikte, bu döneme kadar sürülür.
Türklerin Anadolu'ya yerleşmesiyle bozkır mutfağı; Bizans, Fars, Arap ve Akdeniz mutfaklarıyla buluştu. Bu buluşma, Osmanlı döneminde Topkapı Sarayı'nın devasa mutfaklarında zirveye ulaştı. Saray aşçıları imparatorluğun dört bir yanından gelen malzemelerle pilavlar, dolmalar, helvalar ve şerbetler geliştirdi; bu tarifler zamanla konaklara ve halk sofralarına yayıldı.
Türk mutfağını tek bir mutfak olarak düşünmek eksik kalır. Ege ve Akdeniz'de zeytinyağlılar, otlar ve deniz ürünleri öne çıkar. Karadeniz'de hamsi, mısır unu ve karalahana vazgeçilmezdir. Güneydoğu Anadolu kebapları, baharatları ve baklavasıyla ünlüdür; İç Anadolu ise mantı, etli ekmek ve kuru baklagil yemekleriyle doyurucu bir sofra kurar.
Türk mutfağının alfabesi soğan, salça, tereyağı ya da zeytinyağı, yoğurt ve mevsim sebzesidir. Pul biber, kimyon, nane ve sumak en sık kullanılan baharatlardır. "Zeytinyağlı" tekniği, yani sebzenin zeytinyağında kısık ateşte pişirilip soğuk servis edilmesi, bu mutfağa özgü en zarif yöntemlerden biridir. Sabırla kavrulan soğan ve salça ise sulu yemeklerin lezzet temelini oluşturur.
Mutfağa yeni adım atıyorsanız mercimek çorbası ve menemen harika bir başlangıçtır: az malzemeyle temel kavurma ve pişirme tekniklerini öğretirler. Ardından zeytinyağlı taze fasulye ile zeytinyağlı mantığını, bulgur pilavı