13 tarif
Mevsimselliğe, sadeliğe ve umami lezzetine önem veren, pirinç ve dashi üzerine kurulu zarif bir mutfak.
Hikâyesini okuEvde kolayca hazırlanan dashi suyuyla, tofu ve wakame yosunlu, içi ısıtan klasik Japon çorbası.
Tatlı-tuzlu sosta pişen tavuk ve yarı kıvamlı yumurtanın sıcak pilav üstünde buluştuğu, rahatlatıcı bir Japon kâse yemeği.
İnce katların sarılarak üst üste katlandığı, hafif tatlı ve sulu Japon rulo omleti; normal yuvarlak tavada da yapılabilir.
Derisi çıtır çıtır kızaran tavuk butlarının soya, mirin ve şekerden yapılan parlak teriyaki sosuyla kaplandığı, pirincin yanına yakışan pratik bir Japon klasiği.
Buğday eriştesinin tavuk, lahana ve havuçla tavada çevrilip tatlımsı, hafif ekşi bir sosla buluştuğu, Japon festivallerinin vazgeçilmez sokak lezzeti.
Tuzlanmış ellerle üçgen şekli verilen, içi ton balıklı harçla doldurulup nori yaprağına sarılan Japon pirinç topları; okul çantalarının ve piknik sepetlerinin vazgeçilmezi.
Altı çıtır çıtır kızarıp üstü buharda yumuşayan, sarımsak ve zencefil kokulu iç harcıyla Japonların tavada pişen mantısı.
Panko ekmek kırıntısıyla kaplanıp altın renginde kızartılan çıtır tavuk göğsü; meyvemsi, koyu tonkatsu tarzı sos ve ince doğranmış lahanayla.
Saatlerce kaynayan berrak tavuk suyunun soya soslu bir tareyle buluştuğu, yumuşak kalpli yumurta ve kızarmış tavukla tamamlanan Tokyo usulü ramen.
Sirkeli sushi pirincinin nori yaprağına sarılıp dilimlendiği, çiğ balık gerektirmeyen pişmiş iç seçenekleriyle evde ince ve kalın maki ruloları.
Bol lahanalı bir hamurun tavada kalın bir pankek gibi pişirilip tatlı-ekşi sos, mayonez ve aonoriyle süslendiği Osaka usulü sokak lezzeti.
Soya sosu, zencefil ve sarımsakla marine edilen tavuk but parçalarının nişastaya bulanıp iki kez kızartıldığı, dışı çıtır içi sulu Japon usulü kızarmış tavuk.
Kalın ve yumuşak udon eriştesinin sıcak, berrak dashi suyuna yatırılıp yalnızca taze soğanla servis edildiği, sadeliğiyle büyüleyen Japon erişte çorbası.
Japon mutfağının temeli, binlerce yıl önce Kıta Asyası'ndan gelen pirinç tarımına dayanır. Pirinç yalnızca bir yiyecek değil, kültürün ve ritüellerin de merkezi oldu. 7. yüzyılda Budizm'in etkisiyle bazı hayvanların etinin tüketimini sınırlayan imparatorluk fermanları çıkarıldı; bu yüzden yüzyıllar boyunca balık, soya ürünleri ve sebzeler Japon sofrasının ana unsurları haline geldi.
Japon mutfağı dış etkileri her zaman kendine özgü bir biçimde dönüştürdü. Soya sosu, miso ve tofu gibi temel ürünler Çin kökenli tekniklerden gelişti. 16. yüzyılda Portekizli tüccarlar ve misyonerler, bugün tempura olarak bildiğimiz kızartma tekniğinin yayılmasında rol oynadı. 1868'de başlayan Meiji döneminde et tüketimi yeniden teşvik edildi ve Japon köri pilavı ile tonkatsu gibi Batı esintili yemekler doğdu. Ramen ise Çin erişte yemeklerinden esinlenerek Japonya'da gelişti. Geleneksel Japon yemek kültürü "washoku", 2013'te UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesine alındı.
Japonya kuzeyden güneye uzanan bir ada ülkesi olduğu için mutfağı da bölgeden bölgeye değişir. Kuzeydeki Hokkaido, deniz ürünleri ve süt ürünleriyle tanınır. Osaka, takoyaki ve okonomiyaki gibi sokak lezzetleriyle "Japonya'nın mutfağı" olarak anılır. Kyoto, Budist tapınak mutfağından beslenen zarif sebze yemekleri ve tofu ile bilinir. Güneydeki Okinawa ise farklı tarihi nedeniyle kendine özgü bir mutfağa sahiptir.
Kısa taneli pirinç, soya sosu, miso, mirin, pirinç sirkesi ve kombu yosunu ile palamut talaşından hazırlanan dashi suyu bu mutfağın temelidir. Japon kimyager Kikunae Ikeda, 1908'de kombu üzerine yaptığı çalışmalarla "umami" adını verdiği beşinci temel tadı tanımladı. Bir çorba ve üç yan yemekten oluşan "ichiju sansai" düzeni dengeli bir öğünün klasik kalıbıdır. Mevsime uygun malzeme seçimi ve özenli sunum da en az lezzet kadar önemlidir.
İlk olarak Japon usulü pirinç